30.07.2019 12:41 Dr. Galip ÇAĞ A- A+

YUNANİSTAN’DA ERKEN SEÇİM VE ANIMSATTIKLARI

Kiriakos Miçotakis ile ilgili görsel sonucu

 

YUNANİSTAN’DA ERKEN SEÇİM VE ANIMSATTIKLARI

Yunanistan’da geçtiğimiz pazar (7 Temmuz) gerçekleşen erken seçim, tarihin ilginç bir dönemini de hatıra getirdi. Zira Yunanistan tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan Albaylar Cuntası’nın 1967 Darbesi ile başlayan dönemi 24 Temmuz 1974’de sona ermişti. Şimdi bunun yıldönümüne yaklaşan bir dönemde 4 yıl süren radikal sol iktidar yerine Yunanistan’da siyasetin hâkim gücü olan ailelerinden Miçotakis ailesinin bir ferdi geliyor: Kiriakos Miçotakis. Ancak Miçotakis’in de mazisinin Türklerle kesişen bir dönemi var ki oldukça manidar. Tarih bize enteresan şeyler hatırlatıyor.

Bundan 56 yıl önce Haziran 1963'te Kral Paulos ile çeşitli konularda anlaşmazlığa düşen ülkenin önemli siyasetçilerinden Konstantinos Karamanlis istifa ederek ülkeden ayrılır. Bunun üzerine de Kasım 1963'teki seçimlerin ardından kurduğu hükümetle güvenoyu alamayan Başbakan YorgoPapandreu, Şubat 1964'te yeterli bir çoğunluk elde ederek hükümetin başına geçer. Bu aslında sonraki yıllarda ülke siyasetine yön verecek 3 hanedanın ikisine dair mühim bir gelişmedir.

Başbakan Papandreu Alman ordusunun Yunanistan'dan çekildiği Ekim 1944'e değin sürgündeki koalisyon hükümetinin başkanlığını yapmış, Aralık 1944'te ülkedeki iç savaş sebebiyle görevden çekilmişti. Zaten 1945-1952 arasında çeşitli hükümetlerde bakanlık yaptıktan sonra partisini Liberal Parti'yle birleştirmiş, 1961'de de merkez sol partileri bir araya getiren Merkez Birliği'ni de yine o kurmuştu.Ülkesinin önemli sol siyasetçilerinden olan Papandreu'nun 63'te kurduğu koalisyon hükümeti de reformcu ve sol bir çizgideydi. Yeni hükümetin giriştiği reformlar çok geçmeden tutucu çevrelerin tepkisini çekmişti...

O sıralarda Kral Paulos'un ölüm haberi duyulur. Zaten zor günlerden geçen Yunanistan yeni Kral (oğlu) II. Konstantinos ile tanışır. Mart 1964'te tahta çıkan Kral'ın ilk işlerinden biri orduya solcuların sızmasına göz yumduğu gerekçesiyle Temmuz 1965'te YorgoPapandreu'yu görevden almak olur.Birbirini izleyen kararsız hükümetler dönemi ülkedeki siyasal bunalımı daha da derinleştirir. Sonunda seçime gitmek üzere oluşturulan geçici hükümet Nisan 1967'de bir askeri darbeyle devrilir. İşte bu noktada ilginç bir gelişme yaşanır. Bu darbe sırasında dönemin Koordinasyon eski Bakanı Mitsotakis (Kriakos’un babası) Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in yardımı ile Yunanistan’dan kaçmış ve 7 yıl sürgün hayatı yaşamıştı. Bir anlamda Türkiye, Baba Miçotakis’i kurtarmıştı bu cunta zulmünden.Çağlayangil çok sonraları anılarında Miçotakis ile görüşmelerinden ve onun kendisine Atatürk ile Venizelos’tan bahsetmesinden de dem vurur. Ayrıca bir gün kendisine bir telefon geldiğini, arayanın Miçotakis olduğunu ve Adalardan birine kaçabildiğini ancak Fransa’ya geçmesi gerektiğini anlattığını aktarır. Ama ayrıntı vermez.(İhsan Sabri Çağlayangil, Anılarım, Yılmaz Yay., İstanbul, 1990) Sadece yardım ettiğini ve onu kaçırdığını anlatır.

Tüm bunlar bize iki konuyu ısrarla hatırlatıyor. Öncelikle Yunanistan’da 3 hanedan bir asra yakındır Yunanistan’ı idare ederken öte yandan da Türklerle bir tarihsel bütünlük olduğu açık. Şüphesiz ilerleyen zamanlarda bu hatıralar karşılıklı olarak dile gelecek ve belki de Yunanistan ile yeni bir ilişkiler dönemi başlayacak. Öte yandan şimdi artık 300 sandalyeli Yunan meclisinde 2 ana muhalefet bir de muhalefet dışı olmak üzere 3 Türk vekil ülkedeki Türklerin hakları için mücadele verecek. Hem Miçotakis’in liberal tavrı hem de bu tarihsel bağların yeni ve bizler için müspet bir ilişkiler dönemini başlatması umut verici bir temenni olacaktır.

Beklemeye devam…